Aktif Bakterilerin Kullanım Alanları
Örnek Uygulamalar
 

 

2. AKTİF BAKTERİLERİN KULLANIM ALANLARI

2.1 Kötü Koku Giderimi

2.1.1 Kötü Kokunun Kaynağı Nedir, Nasıl Oluşur?

Koku, koku alma duyusuyla hissedilen, genelde çok küçük konsantrasyonlarda havada çözülmüş olarak bulunan kimyasal maddelerden her biridir. Kokular algılamaya göre pis ve hoş kokular olarak ayrılabilir. Koku alma denilince akla ilk gelen burun olsa da, aslında koku almanın büyük bir kısmı beyinde gerçekleşir. Bu uçucu moleküller burnun iç kanallarındaki nemli olfaktör epitel dokuda bulunan yaklaşık 6 – 10 milyon sinir hücresi (nöron) tarafından elektriksel titreşimlerle beyindeki koku merkezine iletilir. Böylece koku beyinde duyum haline gelir. Kokuların çoğu organik bileşikler tarafından oluşsa da hidrojen sülfit ve amonyak gibi inorganik maddeler de kokabilir.

  • Atıksu arıtma tesisleri,
  • Çöp toplama merkezleri,
  • Kanalizasyon hatları,
  • Kirli göl ve akarsular,
  • Katı atık depolama alanları,
  • Sanayi arıtma tesisleri,
  • Mezbahalar,

gibi alanlar kötü kokunun meydana geldiği yerlerdir. Yukarıda bahsedilen alanlarda ortaya çıkan rahatsız edici kötü kokular, aslında oksijensiz ortamda gerçekleşen anaerobik reaksiyonlar sonucu oluşan bileşiklerden kaynaklanmaktadır.

Anaerobik faaliyetler, hayat döngüsünde çok kritik ve önemli bir göreve sahip olmalarına karşın, bu reaksiyonlar sonucu oluşan kötü kokulu bileşikler insanları rahatsız edebilir. Ayrıca hidrojen sülfür gibi asidik özelliğe sahip bileşikler de korrozif etkiye neden olurlar. Dolayısıyla anaerobik tepkimelere neden olan organizmaların ve yan ürünlerin kontrol altında tutulması ve olumsuz etkilerinin azaltılması gerekmektedir.

Evsel atık sulardaki kokuya genellikle organik madde ayrışmasıyla üretilen gazlar ya da atık suya eklenen maddeler neden olur. Arıtılmamış atık suyun kendine has bir kokusu vardır ve  anaerobik ayrışmaya uğramış kirli sulardaki kokudan daha az rahatsız edicidir. Beklemiş ya da septik atık sulardaki en karakteristik koku da anaerobik şartlarda oluşan hidrojen sülfürden kaynaklanan kokudur. Bunun yanında endüstriyel atık sular da üretim proseslerinde kullanılan maddeler  yüzünden kötü kokulu bileşikler içerebilir.

Arıtılmamış atık sulardaki kötü kokuya neden olan bileşikler aşağıdaki tabloda verilmiştir:

Arıtılmamış atıksulardaki önemli kokulu bileşiklerin listesi

Kokulu bileşikler

Kimyasal formül

Koku kalitesi

Aminler

CH3NH2,(CH3)3H

Tiksindirici balık kokusunda

Amonyak

NH3

Amonyaklı ürünler gibi

Diaminler

NH2(CH2)4NH2, NH2(CH2)5NH2

Çürük et

Hidrojen sülfür

H2S

Bozuk yumurta

Merkaptanlar (metil, etil)

CH3SH, CH3(CH2)SH

Çürük lahana

Merkaptanlar(T-butil, krotil)

(CH3)3CSH, CH3(CH2)3SH

Kokarca

Organik sülfitler

(CH3)2S, (C6H5)2S

Çürük lahana

Skatol

C9H9N

Dışkı kokusu

Hidrojen sülfür (H2S): Hidrojen sülfür, sülfür içeren organik maddelerin anaerobik ayrışması sonucunda ya da mineral sülfit ve sülfatların indirgenmesi sonucunda oluşur. Oksijenin bol ve yeterli olduğu durumlarda H2S gözlenmez. Karakteristik olarak çürük yumurta kokusuna sahip H2S renksiz, yanıcı ve toksik özellikte olan bir gazdır. Yüksek konsantrasyonu olfaktör (koku) bezlerini olumsuz etkileyerek, koku duyusunun azalmasına yol açabilir. H2S’in ortamdaki demirle birleşerek, demir sülfür (FeS) oluşturması sonucunda atıksu ve çamurda kararma meydana gelir. Atıksulardaki kötü kokunun en önemli kaynağı Hidrojen sülfür gazı olmasına rağmen, anaerobik ayrışma sonucu oluşan indol, skatol ve merkaptan gibi diğer uçucu bileşikler de H2S gibi kötü kokuya neden olurlar.

Aminler: Aminler bir çeşit azotlu bileşik gruplarıdır. Aminlerin kendilerine has, kuvvetli, kötü kokuları vardır ve toksiktirler. Amonyak, balık, idrar ve çürüyen etteki kötü kokular aminlerden kaynaklanmaktadır.

Amonyak: Formülü NH3 olan; azot atomu ve hidrojen atomundan oluşan renksiz, keskin ve hoş olmayan kokuya sahip bir gaz bileşiğidir. Amonyak, gübre, ilaç, boya, parfüm gibi maddelerin sentezlenmesinde ilk aşamada kullanılmaktadır. Amonyak ayrıca temizlik maddelerinde de kullanılır. Amonyak canlılar için zehirli bir maddedir, kullanılırken dikkat edilmesi gerekir.

Diaminler: Bir alifatik bileşiğin iki ucuna birer amin (-NH2) grubunun girmesiyle elde edilen bileşiklerdir. Oldukça kuvvetli bazlar olup, asitlerle tuz vermek üzere reaksiyon verirler. Amonyağa benzer kokuları vardır.

Merkaptanlar (Tiyoller): Yapılarında sülfür içeren, keskin kötü kokulu organik bileşiklerdir. Normalde kokusuz olan doğal gazın fark edilebilmesi için zaman zaman tiyol grubundan maddeler ilave edilmektedir.

Metanetiyol: (Metil merkaptan, CH3SH) Renksiz ve çürük lahana kokusuna sahip tiyol grubundan bir gazdır. Doğal kaynak olarak kan, beyin gibi hayvansal dokuların yanı sıra bitki dokularında da bulunur. Hayvanların dışkılarıyla atılırlar. Doğada ceviz ve peynir gibi belirli yiyeceklerde bulunurlar. Kötü nefes kokusu ve bağırsak gazı kokularından sorumlu ana kimyasallardan biridir.

Etanetiyol: (Etil merkaptan, CH3CH2SH) Toksiktir. Soğan kokusunu andıran rahatsız edici bir kokusu vardır. Doğada petrolün küçük bir bileşeni olarak bulunurlar. Gaz sızıntılarını uyarmak için kokusuz olan sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) gibi gazlara eklenebilirler. Bu konsantrasyonlarda etanetiyol zararlı değildir.

Bütanetiyol: (Bütil merkaptan C4H9SH) Uçucu ve yanıcıdır. Kokarcaların savunma amaçlı salgıladığı kötü ve tiksindirici kokuyla eşdeğerdir. İnsan burnunun kolayca fark edebileceği kötü bir kokuya sahiptir.

Skatol:  (C9H9N) İnce bağırsakta, albüminli ürünlerin bozuşması sonucu oluşan insan dışkı maddesi bileşenidir. Dışkıya kötü kokusunu verir.

Kokuların etkileri: Yukarıda tanımlanan bileşiklerden kaynaklanan düşük konsantrasyonlardaki kötü koku insan bünyesinde fiziksel zarardan ziyade psikolojik problemlere neden olmaktadır. Rahatsız edici kokular iştahsızlığa, su tüketiminin azalmasına, solunumun bozulmasına, mide bulantısına, kusmaya ve mental karışıklığa neden olabilir.

2.1.2 Aktif bakteri kötü kokuyu nasıl yok eder

Temel olarak Aktif bakteriler ortamdaki kötü kokuya neden olan maddeleri ve bileşikleri besin olarak kullanır, bu sayede kötü kokuların hızla yok olmasını sağlarlar. Ayrıca, bu yararlı bakteriler ortama hâkim olarak kötü koku üreten bakterilerin yaşamasına izin vermezler.

Aktif Bakteri ürünleri kullanılarak kötü kokunun kontrol altına alınma ve giderim mekanizması iki şekilde gerçekleşir. Birincisi, ürünün organik maddeyi kontrol altına almasıdır. Ürün, organik maddenin fermantasyon yoluyla bozunmasını sağlamakta ve kokuşup çürüyerek (putrefaction) bozunmasının önüne geçmektedir. Kokuşma durumunda, amonyak ve hidrojen sülfür (H2S) gibi uçucu bileşikler oluşturarak kötü kokular üreten mikrobiyal flora kontrol altına alınmış olur. Böylelikle, kükürt indirgeyerek hidrojen sülfür üreten, amonyak üreten ya da kokuşup çürüyerek bozunma sürecini başlatan bakteri sporlarının (Clostridium spp.) varlığı önlenmiş olur.

İkinci neden fotosentetik bakteriler tarafından biyolojik oksidasyon yoluyla H2S ve S elementinin özümsenmesidir. Aktif Bakteri içindeki fotosentetik bakterilerin konsantrasyonu, H2S’in açığa çıkmasını ve dolayısıyla kötü kokuları önler. Bu durum, yine S türevi olan merkaptanlar ve bağ yapısına bağlı olarak uçuculuğu değişen tüm diğer kötü kokulu kükürtlü gruplar için de geçerlidir.

Kötü kokuya en çok katkıda bulunan bir diğer uçucu bileşik olan amonyak için de Aktif bakteriler oldukça etkilidir. Aktif Bakteri içindeki nitrifiye edici bakterilerin sinerjik etkileri nedeniyle nitrifikasyon sürecini hızlandırmaktadır. Her iki bileşiğin de (hidrojen sülfür ve amonyak) aynı zamanda besin kaynağı olmalarından ötürü özümsenmeleri sonucunda konsantrasyonları azalır ve bu da kötü kokuların yok edilmesinde olumlu rol oynar.
Aktif Bakterinin antioksidan etkisi sayesinde, yağların bozunması ve oksidasyonu sırasında ortaya çıkan kötü kokulardan sorumlu diğer bileşiklerin oluşumu da engellenmiş olur. Böylece antioksidan maddeler yerine, yararlı biyoaktif maddeler üretilmiş olur.

Aktif bakteri organik maddeyi kontrol altına alır. Kokuşup çürümeye neden olarak kötü koku üreten mikrofloranın (bakterilerin) yerine, fermantasyon mikroflorasının (bakterilerinin) hâkim olmasını sağlar.

 

PREVIOUS | NEXT

 

© 2010 Universal Natural Environmental Solutions. All rights reserved.